Beka duygusu "devletin bekası" için ya da toplumun bekası" için farklı dozlarda çalışıyor belki. Ama bizim "hayatını sürdürme güdüsü" olarak da söyleyebileceğimiz, "kalıcılık" duygusu çok güçlü. Ortak yaşamdaki tutum ve davranışlarımızın el freni ya da denge-denetleme mekanizması bir bakıma.
Başbakan "one minute" dediğinde çok gururlanıyor, ya da milli takımlar maç kazanınca. Ama "çıkarın ceketleri, sıvayın kolları, dövüşeceğiz" denince, duruyor. Trafikte herkes, hepimiz kornalar çalarak, elleri-kolları sallayarak itişiyoruz ama arabadan inip, dövüşen çok az. Kendi, bireysel gündelik hayatında çevre meselelerini çok dert etmiyor gibi görünebilir ama hiç şüpheniz olmasın, kuraklığın, iklim değişikliğinin, çevreye-doğaya bu kadar hoyrat davranmanın ne risk ürettiğini biliyor.